DOLAR 16,7832 0.34%
EURO 17,4971 -0.28%
ALTIN 974,310,49
BITCOIN 3275801,58%
İstanbul
25°

AÇIK

03:31

İMSAK'A KALAN SÜRE

  • AnindaBilgi
  • Gündem
  • Balkonda ateş yakıp eşyalarını atmıştı: Hastaneye kaldırıldı
6 okunma

Balkonda ateş yakıp eşyalarını atmıştı: Hastaneye kaldırıldı

Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde ateş yaktığı balkondan eşyalarını yola atan kadın, polis ekibince ikna edildikten sonra hastaneye götürüldü.

ABONE OL
Haziran 6, 2022 11:17
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde ateş yaktığı balkondan eşyalarını yola atan kadın, polis ekibince ikna edildikten sonra hastaneye götürüldü. Konyaaltı Caddesi’ndeki bir apartmanın 4. katındaki dairenin balkonunda ateş yakan M.A’nın, eşyalarını aşağıya attığını gören mahalle sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.ATEŞİ İFTAİYE EKİBİ SÖNDÜRDÜİhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.Caddeyi trafiğe kapatan polis ekibi, itfaiye merdiveniyle balkona çıktı. Polisin, kadını sakinleştirerek ikna etmesinin ardından balondaki ateş itfaiye ekibince söndürüldü.Polislerin eşliğinde evinden çıkan kadın, gazetecilere, ısınmak istediği için ateş yaktığını söyledi. REKLAM Sağlık sorunları olduğu düşünülen M.A, sağlık ekibince Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. FOTOĞRAF 6 Kent konseyinden yapılan bir bildiride, yerli yaban hayatı için ciddi bir tehdit oluşturan sarı karıncaların ilk kez Gold Coast'ta bulunduğu belirtildi.<br> Küçücük olmalarına rağmen, kertenkeleler, kurbağalar, küçük memeliler, kaplumbağa yavruları ve çok daha büyük hayvanları öldürerek tüm ekosistemleri yeniden şekillendirme özelliğine sahipler. Ayrıca son verilere göre Gold Coast'taki özel bir mülkte sarı çılgın karıncalar bulundu. Sarı çılgın karıncalar, dünyanın en kötü 100 istilacı türü listesinde yer alıyor ve Queensland'in şeker kamışı endüstrisi, istilacı sarı çılgın karınca türleri nedeniyle risk altında olabilir. Sarı çılgın karıncalar, deniz kuşu kolonilerindeki çok sayıda civcivi asit püskürterek öldürdü ve deforme etti. Sarı çılgın karıncalar durdurulmazsa, Queensland'i ekonomik ve ekolojik felaketle tehdit edebilir ve eyaletin şeker kamışı ve turizm endüstrilerini riske atabilirler. Avustralya’daki asit tüküren karıncalar yaşamı tehdit etmeye başladı Batı Afrika ve Asya’ya özgü tehlikeli bir karınca türü Avustralya’da ekonomik felaketi tetiklemeye başladı ve ulusal çapta yayılması yüksek risk olarak kabul ediliyor. {{ entity.comments.quantity }} YORUM BİR YORUM YAZIN BiP’te paylaş Telegram’da paylaş Whatsapp’ta paylaş Pinterest’te paylaş Flipboard’da paylaş E-posta gönder FOTOĞRAF 17 Farklı illerde tarım, inşaat, enerji ve akaryakıt sektöründe yıllarca çalışan Erzurumlu 67 yaşındaki girişimci Hamza Doğan, yaklaşık 50 yıllık gurbet hayatından sonra 2019'da doğduğu topraklara döndü.<br> Ceviz üretimi yapmaya karar verip arazi arayışına giren Doğan, Şenkaya ilçesi Turnalı Mahallesi'nde Milli Emlak'tan 1300 dönümlük arazi kiraladı.<br> Çocukları Nuri ve Akif ile çalışmaya başlayan Hamza Doğan, 2020'de kendi iş makineleriyle çorak ve engebeli araziyi büyük emeklerle ceviz fidanı dikimi için hazırladı. Buraya 16 bin fidan diken Doğan, fidanları sulamak için boru döşeyerek 7 kilometre uzaktaki kaynaktan su getirdi.<br> Kendi imkanlarıyla arazinin farklı noktalarına 22 gölet yapan Doğan, kar ve yağmur sularını burada biriktiriyor. Motor ve borularla, ihtiyaç halinde göletlerden birbirine su takviyesi yapan girişimci, meyve verme aşamasındaki ceviz fidanlarını damla sulama sistemiyle bu göletlerden suluyor.<br> Bunlarla da yetinmeyen Doğan, büyük şehirlere göç eden vatandaşların 700 dönüm boş arazisini kiraladı. Çorak arazileri sulu tarıma geçiren girişimci, bu arazilerin büyük bölümüne de arpa, buğday, yulaf, yonca tarım ürünleri ekti. Sonrasında hayvancılığa başlayan Doğan'ın 470 küçükbaş hayvanı bulunuyor.<br> Tarım ve hayvancılığı birlikte yürüten Doğan, arazilerde yetiştirdiği bitkilerle hayvanlarının yem ihtiyacını karşılıyor.<br> "Gecemizi gündüzümüze katarak çalışıyoruz"<br><br>Girişimci Hamza Doğan, yarım asır sonra döndüğü memleketinde tarım ve hayvancılıkta yaptığı entegre bir çalışmanın Türkiye'de çok fazla örneğinin bulunmadığını söyledi. Doğan, her zaman Türkiye'de ve dünyada tarımın vazgeçilmez olduğuna inandığı için böylesine devasa ve iklim şartlarına göre zahmetli bir işe giriştiğini belirtti.<br> Milli Emlaktan kiraladığı yaklaşık 1300 dönümlük arazinin yüzde 80'inin dağ ve bayırdan oluştuğunu belirten Doğan, "İş makinelerimizle dağları karış karış, adım adım işleyerek fidan ekimine hazırladık. Üniversitelerden destek aldık, danışman hocalar tuttuk. Bu bölgede fidanların işlenmesi batıya nazaran hem zor hem de maliyetli. Aynı zamanda da fidanı yaşatması iklimsel olarak zor çünkü kış soğuk, yaz da bu bölge aşırı derece sıcak oluyor. Zira fidan, dikiminden sonra 3 yıl bakım istiyor. Eleman bulmakta zorluk da çekiyoruz. Biz ailece işin başında, gecemizi gündüzümüze katarak çalışıyoruz." dedi.<br> Doğan, fidanlara adeta çocuk gibi baktıklarını, Doğu Anadolu şartlarına göre fidanları yetiştirmede yüzde 100 başarı sağladıklarını söyledi.<br> Fidanların dikiminin ardından tarım ve hayvancılık işine girdiklerini dile getiren Doğan, "Bölgede çevre köylerden arazilerini terk edip büyük şehirlere göçen insanların yerlerini kiraladık. 201 parsel 700 dönüm kadar arazinin içerisinde arpa, buğday, yulaf, yonca gibi ekimler yaptık. 500 dönüm kadar ekim yaptık. 200 dönüm de çayır alanı bıraktık." diye konuştu.<br> Tüm bu faaliyetleri kendi imkanlarıyla yaptıklarını anlatan Doğan, şunları kaydetti:<br> "Yaptığımız göletlere kar ve yağmur sularını topluyoruz. Yani yukarıdan bir damla yağmur düşüyorsa aşağıda biz göletlerimize bunları topluyoruz. Tabi vatandaşı da incitmeden, onların suyuna dokunmadan tamamen kışın kar sularını, yağmur sularını göletlere depoluyoruz. Arazilerde damlama yöntemiyle fidanların her birinin başını damlama borusu çektik. Sulamayı da böyle yapıyoruz. 500 dönüm ekim yaptığımız araziye de su getirdik. Hayvanlarımızın tamamının yemini kendimiz üretiyoruz."<br> Hamza Doğan, arazide 15'i sabit olmak üzere döneme göre 50 kişiye kadar istihdam sağladıklarını, ilerleyen zamanlarda bu sayının artacağını belirtti.<br> "Proje tamamlandığında 35 bin fidanımız olacak"<br><br>Hayallerini gerçekleştirip üretime katkı sunabilmenin mutluluğunu yaşayan Doğan, şunları kaydetti: "Biz akşama kadar yorulsak, akşam olduğu zaman, suyun aktığını, ekinlerin yeşerdiğini, kuzuların melediğini, bir şeylerin oluştuğunu görmekten çok mutlu oluyorum. Çok doğru bir iş yaptığımızı ve hiç pişman olmadığımı düşünüyorum çünkü 67 yaşındayım. Gelecekten ne bekleyebilirim ki? Ama çalışmaktan mutlu oluyorum. Kendim için yapmıyorum. 'Çocuklarım, torunlarım, Türkiye için herkese faydası olsun' diye bunları yapıyorum. Proje tamamlandığında 35 bin fidanımız olacak. Bu fidanlar dağları yemyeşil edecek. Buradan hem kuşlar gibi her canlı faydalanacak hem de gelecek nesle büyük bir eser bırakmış olacağız. Bu anlamda çok mutluyuz."<br> Kiraladığı çorak arazilerde 16 bin ceviz fidanı yeşertti Türkiye’nin farklı illerinde geçen yarım asırlık gurbet hayatı ve iş tecrübelerinin ardından memleketi Erzurum’da dönen Hamza Doğan, Şenkaya ilçesindeki çorak arazileri diktiği 16 bin ceviz fidanıyla yeşertti. {{ entity.comments.quantity }} YORUM BİR YORUM YAZIN BiP’te paylaş Telegram’da paylaş Whatsapp’ta paylaş Pinterest’te paylaş Flipboard’da paylaş E-posta gönder FOTOĞRAF 8 Binlerce ağaç ve bitkiye ev sahipliği yapan Karaca Arboretum'da uzun yıllardır açması beklenen agave 40 sene sonra çiçeğini gösterdi. 4-5 metre boy atarak adeta bir ağaca düşen agave görüntüsüyle büyüledi. Karaca Arboretum Vakıfı Yönetim Kurulu Başkanı Yeşne Karaca İren, sabır çiçeği olarak da bilinen agave bitkisini büyükbabası Hayrettin Karaca tarafından dikildiğini söyledi.<br> Toprak Dede çiçeğini göremedi<br><br>'Toprak Dede' olarak da bilinen Karaca'nın, Güney ve Orta Amerika'ya özgü bu bitkinin açtığını göremeden vefat ettiğini söylene İren, şöyle konuştu: “Bunun özelliği ömrü hayatında tek bir kere çiçek açması, yaklaşık 40-60 seneyi buluyor. Ne yazık ki büyükbabama bu çiçeğin açtığını görmek nasip olmadı. Çünkü 40 yaşındalar. Arkada bir küçük örneği daha var birkaç ay önce çiçeğini açtı ve bitkiyle beraber öldü. Aslında ölüsünü de biz muhafaza edip teşhir ediyoruz, gösteriyoruz. Şurup da elde ediliyor, çok yaygın olarak sanayide de kullanılıyor, dekoratif olarak da kullanılıyor bahçelerde. Üzücü olan bütün ömrünü bu görmüş olduğunuz çiçeği üretmek üzere harcıyor. Çok güçlü bir bitki genellikle sıcak iklim seviyor. Kolay yetişiyor, kökten de türetebilirsiniz."<br> "Bir dahaki çiçek açışını göremeyeceğim"<br><br>Bitkinin sürgün atarak çoğaldığını anlatan İren, bir dahaki çiçeği görmek için 40-50 sene beklemek zorunda kalacaklarını dile getirerek, “Bir dahaki çiçek açışını göremeyeceğim. Bundan sonra gelen jenerasyon çiçek açtığını görecek" dedi. İren, çiçeğini açan bitkinin birkaç ay içinde kurumaya başladığını ifade etti. Toprak Dede’nin ‘sabır çiçeği’ 40 yıl sonra açtı Yalova’daki Karaca Arboretumu’na TEMA Vakfı kurucusu merhum Hayrettin Karaca tarafından dikilen ve ‘sabır çiçeği’ olarak da bilinen agave 40 yıl sonra açtı. {{ entity.comments.quantity }} YORUM BİR YORUM YAZIN BiP’te paylaş Telegram’da paylaş Whatsapp’ta paylaş Pinterest’te paylaş Flipboard’da paylaş E-posta gönder

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.